RESIM-12
Yazan: Latif UNAL
Yazı kategorisi: Resimler | Yorum Yok »
Yazan: Latif UNAL
1-Nankorluk etmekle bize degil, kendinize yazik ediyorsunuz? [Bakara,2/57]
2-Kalpleriniz katilasti, artik onlar tas gibi, hatta ondan da kati.
Cunki oyle taslar varki; icinden irmaklar fiskirir,
yine oyle taslar varki; bagrindan sular kaynar.[Bakara,2/74]
3-Buyuye musteri olanin, ahiretten nasibi olmaz. [Bakara,2/102]
4-Iman yerine kufru tercih eden kimse, duz yolda sasiran kimse gibidir. [Bakara,2/108]
5-Siz Allah’in verdigi rengi aliniz.
Allah’in boyasindan daha guzel boyasi olan kim vardir.[Bakara,2/138]
6-Siz beni anin ki; bende sizi anayim.
Bana sukredin ve sakin nankorluk yapmayin. [Bakara,2/152]
7-Sabir ve Namaz’la Allah’dan yardim dileyin.
Muhakkak Allah’in yardimi sabredenlerle beraberdir.[Bakara,2/153]
8-Ben, bana dua edenin duasini kabul ederim.
Sizde benim davetime kosun ve bana hakkiyle iman edin.[Bakara,2/186]
9-Esleriniz sizin elbiseleriniz, sizde eslerinizin elbiselerisiniz.[Bakara,2/187]
10-Yoksa daha oncekilerin baslarina gelenler size de gelmeden cennet’e gireceginizi mi sandiniz? [Bakara, 2/214]
11-Kibirli kibirli yurume!
Ne kadar kibirlensen de topragi delemez, daglarin boyuna da yetisemezsin.[Isra: 17/37]
12-Yoksa kainati onlarmi yonetiyor? [Tur,52/37]
Yazı kategorisi: Inanç-Ibadet-Ahlak | Yorum Yok »
Yazan: Latif UNAL
Insani insan kilan,
varolusun gizemi konusunda durmadan gelistirdigi kuramlar degil,
yazgisini yerine getirmeye karar vermesidir.
Paulo CHELCO
Yazı kategorisi: Sözün Özü | Yorum Yok »
Yazan: Latif UNAL
Hareket bir ic hali, disa yayilmak uzere icimizde aniden dogan bir kuvvettir.
O, ferdi iradenin adeta bir ozeti gibidir.
Insan, kendini ve esyayi hareket ederek tanir.
Her gercek bilgi, aslinda hareketin meyvesi olan bir inanctir.
Bu inanc, insanda daha yuksek bir hareketin dogmasina yol acar.
Gitgide genisleyen hareket, evrensellik kazanir.
Ve yapilan her harekette de ahlakiligin damgasi vardir.
Cunku, ahlaklilik, isteyerek yapilan hareketle baslar.
Bu baglamda denilebilir ki; “hareket bizatihi iyiliktir”.
Dusunce, hareketin bir ifadesi oldugu ve insanin dilemesi de hem hareketi, hem de dusunceyi tayin ettigi icin,
Irade; ruhi ve ahlaki hayatin ortak beslendigi bir kaynak haline gelir.
Ruhi hayat bir hareket iradesinden dogar ve dogduktan sonra da bu iradeyi aydinlatir.
Maurice BLONDEL
Yazı kategorisi: Fikir Meydanı | Yorum Yok »
Yazan: Latif UNAL
Latince “Saecularis” ten gelen,
Kilise ve kiliseye dair seylerle degil, dunya ve dunyevi islere,
Kutsal ve dini degil, icinde yasanilan zamana ait dunyevi konulara adanmislik anlamina geliyor.
Secularism’in Turkce karsiligi “dunyevilik”.
Dunyeviler, Isa’nin hakkini Isa’ya, Sezar’in hakkini Sezar’a vermek,
Din kokenli dunya gorusunun, devlet islerini yonlendirmemesini isteyenler.
Yani;
1-Kilisenin mallarini halka devretmek,
2-Manastir yeminlerini ve kurallarini dunya islerinde gecersiz kilmak,
3-Ruhban sinifina ozel itibar ve otorite saglamak,
4-Sivillesmeye yonelmek isteyenler.
Simdi bu durumda, ulkemize bakarmisiniz?
Bir ulke ki; inanc acisindan;
1-Camilerinin ne mali var, ne mulku!
2-Ne mektepli ruhban sinifi, ne manastiri ve ne de kesisi var!
3-Hapse atilmis bir tek Galileo’su yok.
Ekonomi acisindan;
1-Kul hakkini her seyden ustun tutan,
2-Iscinin hakkini alninin teri kurumadan odeyen,
3-Ahi’likten gelme bir gelenekle, tapon mali cope atan,
4-Karin helal olmayanini reddeden,
5-Insan ve toplum icin yapilan hayir islerini, sadaka-i cariye kabul eden bir dini
ve ondan suzulen bir ticari anlayisi benimseyen bir halka sahip.
Peki, o zaman bizdeki kavga neyin kavgasi?
Bu kavga;
1-Mektepli ruhban sinifinin somurusunden kurtulmanin yolunun “Hiristiyan” dogmasindan kurtulmaktan gectigine karar veren,
2-Aydinlanma entellektuelllerine ozenmekten veya onlari koru korune taklit etmekten kaynaklanan bir kavga.
Kisacasi “kraldan fazla kralci olma” veya “laz ucarda kaz ucmazmi?” mantigi.
Aslinda durum bir atasozuyle ve bir espriyle aciklanamiyacak kadar ciddi.
Ortada oyle asiri ve gozu donmusluk hali var ki;
O, ozendikleri ve yillarca yuzumuzu donduk dedikleri,
Her seyiyle taklit ederek butun kanunlarini bu ulkeye uyarladiklari Avrupa, su anda itiraz edip,
“yanlis yapiyorsunuz, biz boyle dusunmuyoruz” diyor,
bizimkiler ise;“hayir biz dogru yapiyoruz, ayrica siz bizim icislerimize karisamazsiniz” diyerek Avrupa’nin temsilcilerine itiraz ediyorlar.
Bu durumda insan ister istemez supheye dusuyor ve akla su soru geliyor.
Bu anlayisi surdurenler acaba hangi ulkenin ve hangi medeniyetin cocuklari?
Cunku;
Bin yillik bir gelenege yabancilar ve ulkenin cogunluguna hic benzemiyorlar.
Simdiye kadar dayattiklari Avrupa degerlerini reddediyorlar.
Kendi halkina zulmediyor ve onlarin degerlerini hice sayiyorlar.
O zaman bu akla ve mantiga sigmayan cinnet halinin baska bir izahi olmali!
Iste o konuda beni asiyor.
Alev ALATLI
Yazı kategorisi: Fikir Meydanı | Yorum Yok »
Yazan: Latif UNAL
Insanoglu kendisine dunyaya hakim olmak gibi bir hedef koymus; ama hakim olma surecinde ruhunu kaybetmistir.
Humanizma bu hedefi karsilayamaz ve hayatin sorunlarini cevaplayamaz.
Cunku Humanizma “dinsiz insan merkezciligi” gibi bir anlam iceriyor.
Kisacasi dusunce acisindan bir kaosa yuvarlanmis gibiyiz.
Bu acidan, dine donus degil, dine dogru yukselis gereklidir.
Zira din dinamik bir olgu oldugu icin “geri donus” yanlis bir tanim olur.
Dinler, “Modern Maddeci Tutumlarla, Bencillikle ve Nihlizm’le” mucadele etmelidir.
Cunku din, daima gunluk yasamdan daha ustundur.
Yazı kategorisi: Fikir Meydanı | Yorum Yok »
Yazan: Latif UNAL
Fortune Dergisi, iş yaşamında karşılaşılan zorluklardan yola çıkarak bir işten ayrılma rehberi hazırladı ve ‘hangi işaretleri gördüğünüzde işten ayrılmalısınız?’ sorusuna yanıt aradı.
Ve sonunda ortaya sekiz maddelik bir rehber çıktı…
ŞİRKETLE UYUŞAMIYORSAN
Kişisel değerlerin şirketle uyuşmuyorsa, çalışma arkadaşların dürüst değil ve yasal veya ahlaki değerleri önemsemeden iş yapmaya odaklanıyorsa.
PATRONUNLA BİRBİRİNİZİ SEVMİYORSANIZ
Eğer patronun asla senin fikrini sormuyor, seninle sohbet etmiyor ve bir öğle yemeği yemiyorsa; sen de onun fikirlerini beğenmiyor, davranışlarını onaylamıyorsan.
ÇALIŞMA ARKADAŞLARIN SENİ SEVMİYORSA
Kendini izole edilmiş ve yapılan organizasyonlardan dışlanmış hissediyorsan.
YETENEKLERİNİ GÖSTEREBİLECEĞİN GÖREVLER VERİLMİYORSA
Eğer tüm iyi işlerin diğerlerine verildiğini, buna karşılık sana çok daha düşük profilli işlerin verildiğini görüyorsan.
Benzer şekilde patronun senin değerlendirmelerine güvenmiyorsa.
SORUNLU İŞLER HEP SANA KALIYORSA
Herkes sıradan ve rutin işlerini yapıyor, buna karşılık kimsenin istemediği işler sana veriliyorsa.
TOPLANTILARA DAVET EDİLMİYORSAN
İş arkadaşlarının çağrıldığı toplantılara davet edilmiyorsan maalesef senin düşüncelerine değer verilmiyor demektir.
Bu durumda o şirkette daha fazla kalmanın anlamı yok.
SENİN SEVİYENDEKİ HERKESİN OFİSİ VAR ve SENİN YOKSA
İş yerinde ünvanın ne olursa olsun, çalıştığın alan organizasyondaki gerçek statün hakkında ipucu verir.
Eğer senin ayarındaki insanların pencereli ofisleri var ve sana gerekçesi ne olursa olsun, daha kötü bir yer öneriliyorsa masanı toplamaya başlamanda fayda var.
İŞE GİTMEK KABUS GİBİ GELİYORSA
Eğer işyerine gitmek sana kabus gibi geliyor ve midene ağrılar giriyorsa, ayrılma zamanı gelmiştir.
Hatta sağlığına daha fazla zarar vermeden bunu bir an önce yapmakta fayda var.
Yazı kategorisi: Genel Kültür | Yorum Yok »
Yazan: Latif UNAL
Seni ilgilendirmeyen şeyde ileri geri laflar etme!
Düşmanını tanı!
Sadece cok güvenilir arkadaşından emin ol!
Unutma! Emin kişi sadece Allah’tan korkan kişidir.
Günahkar insanla yol arkadaşlığı etme!
Ve ona sakın sırlarını açma!
Danışacağın vakit sadece Allah’tan korkan iyi insanlara danış!
HZ.OMER[ra]
Yazı kategorisi: Sözün Özü | Yorum Yok »
Yazan: Latif UNAL
Yarınki Türkiye’nin kurucuları;
Yaşama zevkini unutup, yaşatma aşkına gönül veren,
Sabırlı ve azimli,
Ama gösterişsiz ve nümayişsiz calışan
Ruh ve sulh cephesinin maden işcileri olacaktır.
Nureddin TOPCU
Yazı kategorisi: Sözün Özü | Yorum Yok »