Yazan: Latif UNAL
Her mevsimde bir tren gelir aksatmadan bizlere,
İçinde renk renk hediyeler en sevgili O Yar’dan.
Sonsuz şükür Rabbimize, binler teşekkür sizlere,
Renk renk sevgi getirdiniz, görmedigimiz diyardan.
Her türlü kır çiçekleri, sarı, yeşil, mor, kırmızı.
Üşütsede kış bizleri, sevgiyle ısıtır yazlar.
Bazen coşkular yaşarız, bazende derin bir sızı,
Dostluğumuzu pekiştirsin, bu kırmızı kirazlar.
Latif UNAL /Ocak 2008
NOT:
Bu şiir, İstanbul’daki bir okuldan, Diyarbakır’daki bir okula ziyarete gelen ve onlara hediyeler getiren öğrencilerle, onları karşılayan öğrencilerin karşılıklı konuşmasını sembolize etmektedir.
Yazı kategorisi: Siirler | Yorum Yok »
Yazan: Latif UNAL
Kavramları karıştırmayalım…
Meşruiyet, ne demektir.
Yasallık mıdır? Hayır.
Yasal olur, ama meşru olmayabilir.
Yasal da olur, anayasal da olabilir; fakat meşru olmayabilir.
Ayrica “Meşruiyet” kavramı, yargının hükme bağlayabileceği bir kavram da değildir.
Yargı, yasalla ilgilenmek durumundadır.
Yasalara ve anayasaya uygunluk, yargının hem yetkisini hem de yetkisinin sınırlarını belirler.
Yargı, meşruiyetin varlığı veya yokluğu konusunda direkt kararlar vermez ve hükümler kurmaz.
Meşruiyet, hem daha genel, hem daha derin, hem daha yüksek bir kavramdır.
Konunun farklı bir yönünü işaretleyelim.
Denilir ki, “hukukla adaletle ilgili hususlar referanduma götürülmez.”
Doğrudur. Temel haklar, yargının yasalara göre çözümlemesi gereken meseleler referanduma götürülmez, çünkü referandumda evet yahut hayır çıkması, neyin adil olup olmadığını belirleyemez.
Halkın hukuki yargılama hakkı yoktur.
Amma ve lâkin, “meşruiyet” bahsinde durum değişir!
Menderes’i idam ettiler.
Darbe kendi hukukunu oluşturdu.
Birileri o hukuka göre devlet başkanı ve hükümet oldu.
Sonra da darbe hukukunun yargıçları, mahkeme kararıyla Menderes’i idam etti.
Yasallığı da anayasallığı da kendilerine göre hallettiler!
Ama o yapılanlar meşru değildi.
Darbe meşru değildi.
MBK meşru değildi.
Yassıada Divanı meşru değildi.
Menderes’in ve arkadaşlarının yargılanması meşru değildi,
Menderes’in idamı meşru değildi.
Peki kime soracağız bunu?
Millete!!! Evet, millete. “Siyasî meşruiyet” konusundaki kararları millet verir.
Cunku Meşruiyet, milletin hür iradesiyle tezahür eden, “taayyün” eden bir gerçekliktir.
Bir daha belirtelim: “Meşruiyet” kavramı, mahkemelik yahut polemiklik bir kavram değil.
Amme vicdânıyla, millet vicdânıyla, insanlık vicdânıyla ilgili bir kavramdır
Ahmet SELIM / Zaman/ 11 Nisan 2008
Yazı kategorisi: Fikir Meydanı | Yorum Yok »
Yazan: Latif UNAL
Sessiz gibi görunse de haykırdığım su dağlar
Yankı yankı ses verip, derdime ortak oluyor
Oyle sessiz duruyor ki dost bildiğim insanlar
Suskun kalan gönlüme hayret ve hüzün doluyor.
Ey gönül sahilime çarpan dalgalar
Hasretin hüznünü şimdi sizlerle aşıyorum.
Ey çığlık çığlığa uçuşan martılar
Attığınız her çığlıkta, bir gurbet yaşıyorum.
Gurbet yamaçlarında vefa çiçeği ararken
Dostun cefasini bulsam, buket gibi dererim
Gönülden olan davranışlar ruhumu sararken
Sevginin bastığı her yere, kalbimi sererim.
Latif ÜNAL / Eylul 2007
Yazı kategorisi: Siirler | Yorum Yok »