EĞİTİM-EKONOMİ-EMPATİ
Yazan: Latif UNAL
Selcuklu ve Osmanli donemlerinde Anadolu’daki kervansaraylarda yolcular; Zengin-Fakir, Hur-Kole, Musluman-Musluman olmayan, Turk -Turk Olmayan gibi bir ayirim yapilmadan uc gun ucretsiz olarak misafir edilirdi..
Eger hasta varsa tedavi edilir ve yoksullarin da ihtiyaclari giderilirdi.
Bu kervansaraylarin masraflari ise; hayirsever halk ve devlet tarafindan karsilanirdi.
Ve bugun “Turk misafirperverligi” denen kavram buradan kalmistir ve Kervansaraylar bu misafirperverlik anlayisinin kurumsallasmis seklidir.
Ama bu ozelligimiz Cumhuriyet’ten ve ozellikle tek partili hayattan itibaren akamete ugradi ve sadece yabancilara karsi Turkiye’yi anlatmaya yarayan turistik bir arguman haline geldi.
Ulusalcilik semsiyesi altinda toplanan bu zihniyet, “sosyal devlet” yalanlariyla yillarca halkimizi egitimsiz birakip, gizli iktidarlarinin bir figurani olarak kullandilar.
Halkcilik diye diye kendilerini zengin, halki fakir hale getirdiler ve devlet imkanlarini kendileri, kendi yandaslari icin kullandilar.
Yapilan provakasyonlarla toplumu Sagci-Solcu, Alevi-Sunni ve Turk-Kurt diye bolmeye calistilar.
Cunku onlar;
Zenginlik pastasini paylasmamak icin, halkin fakir kalmasini,
Somuru duzenini devam ettirmek icin, halkin cahil kalmasini,
Hep hakem durumunda kalabilmek icin, siyasi ihtilaflarin devamini istiyorlardi
ve yillarca bunu basariyla uyguladilar.
Halkin “ya devlet basa, ya kuzgun lese” anlayisindan kaynaklanan devlete bagliligini ve samimiyetini istismar ettiler.
Sahte bir demokrasi ve hukuk kilifi gecirilmis siyasi kanunlarla halki devlet yonetiminden uzak tuttular.
Ve ayni zihniyet bugunde,
belediyelerin; komur dagitmasindan, burs vermesinden, asevleri kurmasindan, iftar sofralari acmasindan,
isadamlarinin, ozellikle Dogu ve Guneydogu’ya ticari yatirim goturmesinden,
sivil toplum kuruluslarinin buralarda egitim kurumlari acarak cehaleti ortadan kaldirmaya calismasindan,
gida ve saglik yardimlari yaparak fakirlik ve acilara ortak olmasindan,
kardeslik kopruleri kurarak, siyaset, irk ve mezheb ayriliklarina care aramasindan rahatsizlik duymaktadirlar.
Ama artik zaman degisti ve devir baskalasti. Koprulerin altindan cok sular akti.
Saf gibi gorunen, ama sabir ve basiret sahibi halk uyandi. Artik herseyi goruyor.
Halki sevmedikleri ve hic bir zamanda iyiligini dusunmedikleri halde, yillarca seviyor gibi gorunup kandirmaya calisan bu cevreler, gercek yuzlerini simdi halka hakaret ederek, onun onune yeni yeni engeller cikararak aciga vurmaktadirlar.
Artik iyice anlasilmistir ki; ulkemizin kalkinmasi, gelismesi ve zincirlerini kirmasi icin; benim 3E diye formule ettigim “Egitim, Ekonomi ve Empati” konusuna eskisinden cok daha fazla agirlik vermek gerekmektedir.
Latif UNAL / Nisan 2008
Yazı kategorisi: Denemeler | Yorum Yok »