DAUSSILA

Arşiv Nisan 19th, 2008

EĞİTİM-EKONOMİ-EMPATİ

Yazan: Latif UNAL

Selcuklu ve Osmanli donemlerinde Anadolu’daki kervansaraylarda yolcular; Zengin-Fakir, Hur-Kole, Musluman-Musluman olmayan, Turk -Turk Olmayan gibi bir ayirim yapilmadan uc gun ucretsiz olarak misafir edilirdi..
Eger hasta varsa tedavi edilir ve yoksullarin da ihtiyaclari giderilirdi.
Bu kervansaraylarin masraflari ise; hayirsever halk ve devlet tarafindan karsilanirdi.
Ve bugun “Turk misafirperverligi” denen kavram buradan kalmistir ve Kervansaraylar bu misafirperverlik anlayisinin kurumsallasmis seklidir.
Ama bu ozelligimiz Cumhuriyet’ten ve ozellikle tek partili hayattan itibaren akamete ugradi ve sadece yabancilara karsi Turkiye’yi anlatmaya yarayan turistik bir arguman haline geldi.
Ulusalcilik semsiyesi altinda toplanan bu zihniyet,  “sosyal devlet” yalanlariyla yillarca halkimizi egitimsiz birakip, gizli iktidarlarinin bir figurani olarak kullandilar.
Halkcilik diye diye kendilerini zengin, halki fakir hale getirdiler ve devlet imkanlarini kendileri, kendi yandaslari icin kullandilar.
Yapilan provakasyonlarla toplumu Sagci-Solcu, Alevi-Sunni ve Turk-Kurt diye bolmeye calistilar.

Cunku onlar;
Zenginlik pastasini paylasmamak icin, halkin fakir kalmasini,
Somuru duzenini devam ettirmek icin, halkin cahil kalmasini,
Hep hakem durumunda kalabilmek icin, siyasi ihtilaflarin devamini istiyorlardi  
ve yillarca bunu basariyla uyguladilar.
Halkin “ya devlet basa, ya kuzgun lese” anlayisindan kaynaklanan devlete bagliligini ve samimiyetini istismar ettiler.
Sahte bir demokrasi ve hukuk kilifi gecirilmis siyasi kanunlarla halki devlet yonetiminden uzak tuttular. 
Ve ayni zihniyet bugunde,
belediyelerin;
komur dagitmasindan, burs vermesinden, asevleri kurmasindan, iftar sofralari acmasindan,
isadamlarinin, ozellikle Dogu ve Guneydogu’ya ticari yatirim goturmesinden,
sivil toplum kuruluslarinin buralarda
egitim kurumlari acarak cehaleti ortadan kaldirmaya calismasindan,
gida ve saglik yardimlari yaparak fakirlik ve acilara ortak olmasindan,
kardeslik kopruleri kurarak, siyaset, irk ve mezheb ayriliklarina care aramasindan rahatsizlik duymaktadirlar.
Ama artik zaman degisti ve devir baskalasti. Koprulerin altindan cok sular akti.
Saf gibi gorunen, ama sabir ve basiret sahibi halk uyandi. Artik herseyi goruyor.
Halki sevmedikleri ve hic bir zamanda iyiligini dusunmedikleri halde, yillarca seviyor gibi gorunup kandirmaya calisan bu cevreler, gercek yuzlerini simdi halka hakaret ederek, onun onune yeni yeni engeller cikararak aciga vurmaktadirlar.
Artik iyice anlasilmistir ki; ulkemizin kalkinmasi, gelismesi ve zincirlerini kirmasi icin; benim 3E diye formule ettigim “Egitim, Ekonomi ve Empati” konusuna eskisinden cok daha fazla agirlik vermek gerekmektedir.

Bu acidan Bediuzzaman’in bir toplumun  kalkinmasi icin niye “Cehalet, Zaruret ve Ihtilafa” vurgu yaptigi, niye Dogu’da bir universite kurmak icin cabaladigi bugun cok daha iyi anlasilmaktadir.

Latif UNAL / Nisan 2008

Yazı kategorisi: Denemeler | Yorum Yok »

DANTE [1265-1321]

Yazan: Latif UNAL

Ilahi Komedya’ nin yazari Italyan Sair.
Dante, Avrupa’nin kutup yildizlarindan biri.
Bir aristokrat, tepeden tirnaga bir aristokrat.
Tek basina yuruyen bir adam; magrur ve munzevi.
Sevgileri de kinleri de kendinin.
Vatani bile yok. Surgun ve fermanli.
Once surgun edildi ve ardindan giyaben olume mahkum.
O vatanini terketmisti, sevdigi insanda onu.
Ulkesinde baslari ciceklerle tacli,
Ayaklarina zulmun kani bulasan korsanlar
Ferman kesiyor ve zaferlerini kutluyorlardi.
Ulkesindeki butun faziletler kovulmustu.
Dante, kaybolan bir davanin son mucahidi,
Icinde yasadigi toplumun vicdani.
Fikir adaminin mudahale hakkini idrak eden ilk sair.
Insanlara hakikati haykiran haysiyet sahibi yazarlarin kilavuzu.
Gonluyle muhafazakar, dehasiyla devrimci.
Davasi davamiz degil ve duygulari bize yabanci ama,
Her aydinin ondan alacagi ders:
Celadetidir.
Ve onun yasayan ve yasayacak olan tarafi,
Realizm’idir.
Sefalet icinde oldu ve olmeden once soyle dedi:

“Herkes ne derse desin, sen yoluna devam et!”

Cemil MERIC

Yazı kategorisi: Portreler | Yorum Yok »

KİTAPLAR

Yazan: Latif UNAL

Kitaplar bir limandı benim için.
Kitaplarda yaşadım.
Ve kitaplardaki insanları sokaktakilerden daha çok sevdim.
Kitaplar benim has bahçemdi.
Hayat yolculuğumun sınır taşları kitaplardı.
Kitapların içindeki ışık, içindeki ruh, içindeki sevgi, 
Ve içindeki çile, gözyaşı ve tecrübe kendine çekiyor beni.

Cemil MERİC

Yazı kategorisi: Sozun Ozu | Yorum Yok »