DAUSSILA

Arşiv Nisan 30th, 2008

AMIGO ve TARAFTAR

Yazan: Latif UNAL

Takımınının kazanması için taraftarları coşturmaya çalışan, ama sırtı futbol sahasına dönük olduğu icinde maçı seyredemeyen amigoya sordum:
Taraftarları coştururken arkan sahaya dönük oluyor, maçı hiç seyredemiyorsun?
Bana şu cevabı verdi:
O kadarı bana yetiyor. Taraftarları zafere inandırmak bana yetiyor.
Cünkü inançtan yoksun taraftar, takıma kazanacağı maçı da kaybettirir. 

Paulo CHELCO

Yazı kategorisi: SOZUN OZU | Yorum Yok »

AHLAK ve EVRENSEL DEGERLER

Yazan: Latif UNAL

Iki turlu dusunce tarzi vardir: Delilli ve Sezgili.

Delilli dusunce sahibi, hareket tarzini  hayati ihtiyaclari cercevesinde sinirlandirarak kendi ferdiligi icinde hapsolur ve evrenselligini kaybeder.

Bu tarz dusunen bir zekada, ahlaki hayatla ruhi hayat birbirinden ayrilmaya baslar.

Buna gore, “alim, milliyetci, namuslu adam” diye tanimlanan kimseler; evrensel ahlaka bagli olan ahlakli kimselerden ayrilmis olurlar.

Bilim, vatan, ve devletin selameti gibi kavramlarin hepside, ahlaki bakimdan ayni derecede iyilik ve kotuluge yol acabilir.

Ornegin: Alimin bulusu insanliga kotuluk getirebilir,

Vatan aski baska milletten ve ulkeden olanlara kin dogmasina sebeb olabilir,

Namuslu adam mevcut duzeni korumakla iftihar ederken, aslinda kendi menfaatleri  icin insanligin bir kismini kendine dusman olarak secenler tarafindan kurulmus bir duzene hizmet etmis olabilir.
Dolayisiyle evrensel duzene dogru gidisi durduran tum engeller, insani esir alan degisik tuzaklardir.
Bu engellere esir olan insan, sahsi ve toplumsal hayatta mevcut duzeni takip etmeye ve korumaya mecbur kalir.
Halbuki evrensel duzenin disinda gercek ahlaklilik yoktur.
Insanin ahlakli olmasi da, davranislarini evrensel olcuye vurmakla olur.

Ve Ahlaki hareket de, evrensel degerlere kavusma yolunda, mevcut esareti asma  ve evrensel degerleri arastirma cabasidir.

Nureddin TOPCU

Yazı kategorisi: INANC-IBADET-AHLAK | Yorum Yok »

MUSIKI MAKAMLARI ve ETKILERI

Yazan: Latif UNAL

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erdal Işık,
Tuna Valsi, 5. Senfoni ve Tatlıses’in bazı türkülerinin sara nöbetini tetiklediğinin belirlendiğini, bunun nedeninin tam olarak bilinmediğini bildirdi.
Işte Prof. Işık’ın açıklamaları:
Müzik, türüne göre gevşeme, hatta sakinleştirici etkide bulunabilir.
Müzik, iletişim kurma ve uğraşı tedavisinde, bunama olan kişilerde de kişiyi dış dünyaya bağlayan bir aracı olarak kullanılabilir.
Türk Müziği’ndeki,
Hicaz makamı “alçak gönüllülük” verici,
Rast ve mahur makamı “neşe ve huzur” verici,
Hüseyni makamı “sükunet ve rahatlık” verici,
Saba makamı “cesaret ve kuvvet” verici,
Uşşak makamı “gülme duygusu” verici,
Acemaşiran makamı ise “gevşeme” vericidir.
Müzikle terapi, tedavi girişimleri sınırlı olan psikiyatrik hastalıklarda yardımcı bir tedavi yaklaşımı olarak ele alınabilir.
Ancak bunu tek başına iyileştirici bir yöntem olarak düşünmek doğru olmaz.

Aktifhaber/19 Aralik 06

Yazı kategorisi: GENEL KULTUR | Yorum Yok »