DAUSSILA

Arşiv Mayıs 6th, 2008

KUR’AN’DAN CARPICI CUMLELER

Yazan: Latif UNAL

1-Nankorluk etmekle bize degil, kendinize yazik ediyorsunuz? [Bakara,2/57]

2-Kalpleriniz katilasti, artik onlar tas gibi, hatta ondan da kati.
  Cunki oyle taslar varki; icinden irmaklar fiskirir, yine oyle taslar varki; bagrindan sular kaynar.[Bakara,2/74]

3-Buyuye musteri olanin, ahiretten nasibi olmaz. [Bakara,2/102]

4-Iman yerine kufru tercih eden kimse, duz yolda sasiran kimse gibidir. [Bakara,2/108]

5-Siz Allah’in verdigi rengi aliniz. Allah’in boyasindan daha guzel boyasi olan kim vardir.[Bakara,2/138]

6-Siz beni anin ki; bende sizi anayim. Bana sukredin ve sakin nankorluk yapmayin. [Bakara,2/152]

7-Sabir ve Namaz’la Allah’dan yardim dileyin. Muhakkak Allah’in yardimi sabredenlerle beraberdir.[Bakara,2/153]

8-Ben, bana dua edenin duasini kabul ederim.
   Sizde benim davetime kosun ve bana hakkiyle iman 
edin.[Bakara,2/186]

9-Esleriniz sizin elbiseleriniz, sizde eslerinizin elbiselerisiniz.[Bakara,2/187]

10-Yoksa daha oncekilerin baslarina gelenler size de gelmeden cennet’e gireceginizi mi sandiniz? [Bakara, 2/214]

11-Kibirli kibirli yurume! Ne kadar kibirlensen de topragi delemez, daglarin boyuna da yetisemezsin.[Isra: 17/37]

12-Yoksa kainati onlarmi yonetiyor? [Tur,52/37]

Yazı kategorisi: INANC-IBADET-AHLAK | Yorum Yok »

HAREKET ve DUSUNCE

Yazan: Latif UNAL

Hareket bir ic hali, disa yayilmak uzere icimizde aniden dogan bir kuvvettir.
O, ferdi iradenin adeta bir ozeti gibidir.

Insan, kendini ve esyayi hareket ederek tanir.

Her gercek bilgi, aslinda hareketin meyvesi olan bir inanctir.

Bu inanc, insanda daha yuksek bir hareketin dogmasina yol acar.

Gitgide genisleyen hareket, evrensellik kazanir.

Ve yapilan her harekette de ahlakiligin damgasi vardir.

Cunku, ahlaklilik, isteyerek yapilan hareketle baslar.

Bu baglamda denilebilir ki; “hareket bizatihi iyiliktir”. 

Dusunce, hareketin bir ifadesi oldugu ve insanin dilemesi de hem hareketi, hem de dusunceyi tayin ettigi icin,
Irade; ruhi ve ahlaki hayatin ortak beslendigi bir kaynak haline gelir.

Ruhi hayat bir hareket iradesinden dogar ve dogduktan sonra da bu iradeyi aydinlatir.

 

Maurice BLONDEL

Yazı kategorisi: FIKIR MEYDANI | Yorum Yok »

SECULARISM

Yazan: Latif UNAL

Latince “Saecularis” ten gelen,
Kilise ve kiliseye dair seylerle degil, dunya ve dunyevi islere,
Kutsal ve dini degil, icinde yasanilan zamana ait dunyevi konulara adanmislik anlamina geliyor.
Secularism’in Turkce karsiligi “dunyevilik”.
Dunyeviler, Isa’nin hakkini Isa’ya, Sezar’in hakkini Sezar’a vermek,
Din kokenli dunya gorusunun, devlet islerini yonlendirmemesini isteyenler.
Yani;
1-Kilisenin mallarini halka devretmek,
2-Manastir yeminlerini ve kurallarini dunya islerinde gecersiz kilmak,
3-Ruhban sinifina ozel itibar ve otorite saglamak,
4-Sivillesmeye yonelmek isteyenler.
Simdi bu durumda, ulkemize bakarmisiniz?
Bir ulke ki; inanc acisindan;
1-Camilerinin ne mali var, ne mulku!
2-Ne mektepli ruhban sinifi, ne manastiri ve ne de kesisi var!
3-Hapse atilmis bir tek Galileo’su yok.
Ekonomi acisindan;
1-Kul hakkini her seyden ustun tutan,
2-Iscinin hakkini alninin teri kurumadan odeyen,
3-Ahi’likten gelme bir gelenekle, tapon mali cope atan,
4-Karin helal olmayanini reddeden,
5-Insan ve toplum icin yapilan hayir islerini, sadaka-i cariye kabul eden bir dini
   ve ondan suzulen bir ticari anlayisi benimseyen bir halka sahip.
Peki, o zaman bizdeki kavga neyin kavgasi?
Bu kavga;
1-Mektepli ruhban sinifinin somurusunden kurtulmanin yolunun “Hiristiyan” dogmasindan kurtulmaktan gectigine karar veren,
2-Aydinlanma entellektuelllerine ozenmekten veya onlari koru korune taklit etmekten kaynaklanan bir kavga. 
Kisacasi “kraldan fazla kralci olma” veya “laz ucarda kaz ucmazmi?” mantigi.
Aslinda durum bir atasozuyle ve bir espriyle aciklanamiyacak kadar ciddi.
Ortada oyle asiri ve gozu donmusluk hali var ki;
O, ozendikleri ve yillarca yuzumuzu donduk dedikleri,
Her seyiyle taklit ederek butun kanunlarini bu ulkeye uyarladiklari Avrupa, su anda itiraz edip,
“yanlis yapiyorsunuz, biz boyle dusunmuyoruz” diyor,
bizimkiler ise;“hayir biz dogru yapiyoruz, ayrica siz bizim icislerimize karisamazsiniz” diyerek Avrupa’nin temsilcilerine itiraz ediyorlar.
Bu durumda insan ister istemez supheye dusuyor ve akla su soru geliyor.
Bu anlayisi surdurenler acaba hangi ulkenin ve hangi medeniyetin cocuklari?
Cunku;
Bin yillik bir gelenege yabancilar ve ulkenin cogunluguna hic benzemiyorlar.
Simdiye kadar dayattiklari Avrupa degerlerini reddediyorlar.
Kendi halkina zulmediyor ve onlarin degerlerini hice sayiyorlar.
O zaman bu akla ve mantiga sigmayan cinnet halinin baska bir izahi olmali!
Iste o konuda beni asiyor.

Alev ALATLI

Yazı kategorisi: FIKIR MEYDANI | Yorum Yok »