SECULARISM
Yazan: Latif UNAL
Latince “Saecularis” ten gelen,
Kilise ve kiliseye dair seylerle degil, dunya ve dunyevi islere,
Kutsal ve dini degil, icinde yasanilan zamana ait dunyevi konulara adanmislik anlamina geliyor.
Secularism’in Turkce karsiligi “dunyevilik”.
Dunyeviler, Isa’nin hakkini Isa’ya, Sezar’in hakkini Sezar’a vermek,
Din kokenli dunya gorusunun, devlet islerini yonlendirmemesini isteyenler.
Yani;
1-Kilisenin mallarini halka devretmek,
2-Manastir yeminlerini ve kurallarini dunya islerinde gecersiz kilmak,
3-Ruhban sinifina ozel itibar ve otorite saglamak,
4-Sivillesmeye yonelmek isteyenler.
Simdi bu durumda, ulkemize bakarmisiniz?
Bir ulke ki; inanc acisindan;
1-Camilerinin ne mali var, ne mulku!
2-Ne mektepli ruhban sinifi, ne manastiri ve ne de kesisi var!
3-Hapse atilmis bir tek Galileo’su yok.
Ekonomi acisindan;
1-Kul hakkini her seyden ustun tutan,
2-Iscinin hakkini alninin teri kurumadan odeyen,
3-Ahi’likten gelme bir gelenekle, tapon mali cope atan,
4-Karin helal olmayanini reddeden,
5-Insan ve toplum icin yapilan hayir islerini, sadaka-i cariye kabul eden bir dini
ve ondan suzulen bir ticari anlayisi benimseyen bir halka sahip.
Peki, o zaman bizdeki kavga neyin kavgasi?
Bu kavga;
1-Mektepli ruhban sinifinin somurusunden kurtulmanin yolunun “Hiristiyan” dogmasindan kurtulmaktan gectigine karar veren,
2-Aydinlanma entellektuelllerine ozenmekten veya onlari koru korune taklit etmekten kaynaklanan bir kavga.
Kisacasi “kraldan fazla kralci olma” veya “laz ucarda kaz ucmazmi?” mantigi.
Aslinda durum bir atasozuyle ve bir espriyle aciklanamiyacak kadar ciddi.
Ortada oyle asiri ve gozu donmusluk hali var ki;
O, ozendikleri ve yillarca yuzumuzu donduk dedikleri,
Her seyiyle taklit ederek butun kanunlarini bu ulkeye uyarladiklari Avrupa, su anda itiraz edip,
“yanlis yapiyorsunuz, biz boyle dusunmuyoruz” diyor,
bizimkiler ise;“hayir biz dogru yapiyoruz, ayrica siz bizim icislerimize karisamazsiniz” diyerek Avrupa’nin temsilcilerine itiraz ediyorlar.
Bu durumda insan ister istemez supheye dusuyor ve akla su soru geliyor.
Bu anlayisi surdurenler acaba hangi ulkenin ve hangi medeniyetin cocuklari?
Cunku;
Bin yillik bir gelenege yabancilar ve ulkenin cogunluguna hic benzemiyorlar.
Simdiye kadar dayattiklari Avrupa degerlerini reddediyorlar.
Kendi halkina zulmediyor ve onlarin degerlerini hice sayiyorlar.
O zaman bu akla ve mantiga sigmayan cinnet halinin baska bir izahi olmali!
Iste o konuda beni asiyor.
Alev ALATLI