DAUSSILA

Arşiv 'Genel Kültür' Kategori


KARTAL’IN YENIDEN DOGUSU

Yazan: Latif UNAL

Kartallar, neredeyse yetmiş yıla yakın bir ömrü olan canlılardır.
Biz onları hep gökyüzünde gururla uçuşuyla, tek başına, korkusuzca yaşabilmesiyle ve o muhteşem kanatları, keskin gagası ve neredeyse bir kuzuyu bile kavrayıp kaldırabilen pençeleriyle biliriz.
Meğer insanlara ibret olabilecek, muazzam bir varoluş savaşı varmış kartalların.
Evet kartal, yetmişine kadar yaşarmış ama bu yaşa ulaşmak için kırk yaşındayken çok ciddi ve zor bir kararı vermek zorunda kalırmış.
Kartalın yaşı kırka dayandığında pençeleri sertleşir, esnekliğini yitirir ve bu nedenle beslenmesini sağlayan avlarını kavrayıp tutamaz duruma gelirmiş.
Gagası uzunlaşıp göğsüne doğru kıvrılır, kanatları yaşlanıp ağırlaşır ve tüyleri kartlaşıp kalınlaşrmış.
Bu durumda kartalın hem uçması hem de avlanması imkansız hale gelirmiş.
İşte, hikayenin önemli kısmı bundan sonra başlıyor.
Artık kartalın iki seçimden birisini yapması gerekir.
Ya ölümü seçecektir ya da yeniden doğuşun acılı ve zorlu sürecini…
Bu yeniden doğuş süreci yüz elli gün kadar sürecektir.
Bu yönde karar verirse, kartal bir dağın tepesine uçar ve orada bir kayanın kovuğunda, artık uçmasına gerek olmayan bir yerde, yani yeni yuvasında kalır.
Bu uygun yeri bulduktan sonra kartal gagasını sert bir şekilde kayaya vurmaya başlar.
En sonunda kartalın gagası yerinden sökülür ve düşer.
Kartal bir süre yeni gagasının çıkmasını bekler.
Gagası çıktıktan sonra bu yeni gagayla pençelerini yerinden söker, çıkarır.
Yeni pençeleri çıkınca kartal bu kez eski kartlaşmış tüylerini yolmaya başlar.
Beş ay sonra kartal, kendisine yirmi veya daha uzun süreli bir yaşam bağışlayan meşhur “yeniden Doğuş” uçuşunu yapmaya hazır duruma gelir.
Kendi yaşantımızda sık sık yeniden doğuş süreçleri yaşarız, yaşamak zorunda da kalabiliriz.
Bize acı veren eski alışkanlıklarımızdan, geleneklerimizden ve anılarımızdan kurtulmak zorundayız.
Zordur alışkanlıklardan vazgeçmek, kimi bağımlılık haline gelmiş, esiri olmuş duygularımızdan kurtulmak.
Sonumuzu hazırlasalar bile, cesaret gösterip bunlardan kurtulmayı göze alamayız nedense…
Oysa ki Allah`ın kudretinin en büyük kanıtı kâinattır.Allah`ın kudreti sınırsızdır.

DURUSAH

Yazı kategorisi: Genel Kültür | Yorum Yok »

GOZDE MESLEKLER ve ARANAN OZELLIKLER

Yazan: Latif UNAL

Son dönemde ortaya çıkan en gözde meslekler:
1-Çevre Mühendisliği,

2-Enerji Uzmanlığı,

3-Endüstri Mühendisliği,

4-Gıda Mühendisliği

5-Veteriner Hekimlik,

6-Şehir Planlaması,

7-Bilgisayar Programcılığı,

8-İnsan Kaynakları (İK),

9-Strateji Uzmanlığı,

10-Kalite ve Değişim Uzmanlığı,

11-Hukuk,

12-Mütercimlik / Simultane Tercümanlık.

Ozellikle AB doneminde
one cikacak olan is kollari ve Uzmanlik Alanlari:
1- Uluslararası ilişkileri, AB ve DTÖ (Dünya Ticaret Örgütü) mevzuatını iyi bilen yöneticiler .
2- Perakende sektörünü harekete geçirecek pazarlama ile ilgili meslekler
3- Eğitim,
4- Turizm 
5- Sağlık
6- Gıda sektörü,
7- Modern hayvancılık ve Organik tarım nedeniyle ziraat dalındaki meslekler
8- Çevre ile ilgili konulardaki uzmanlar
9- Sivil Toplum Kuruluşları (STK) yöneticiliği
10-İnsan yapısını inceleyen bilim dalları
11-Bütün iş alanlarında bilgi teknolojileri.
12-AB’ye uyum sağlama, uzlaşma, uyumlu çalışma, şeffaflık, etik gibi çalışma disiplinleri
13-Havacılık sektörü 
14-Bilgi teknolojilerini kullanan lojistik

Aranan kisi olmak icin gereken ozellikler:

1- Çok iyi derecede İngilizce yazmayı ve konuşmayı bilmek,
2- Uluslararası alanda bilinen üniversitelerden alınmış en az yüksek lisans derecesi sahibi olmak
3- Az bilinen Avrupa dillerini bilmek
4- Özel sektör ve kamuda (uluslararası deneyim dahil) en az 5-7 yıl görev yapmış olmak
5- Akademik ve mesleki dergilerde araştırma ve çalışmalarını yayımlatmış olmak
6- AB, ABD ve Japonya ile rekabet edebilmek icin “Innovation”ın öneminin bilincinde olmak
7- Güçlü sosyal ilişkiler kurabilmek, geniş bir dostluk ve mesleki cevre oluşturmak
8- Pes etmeyip ısrarla önceden belirlediği hedef doğrultusunda çalışmaya devam etmek
9- Değişik alanların çalışma programlarını iyi inceleyip gelecek fırsatların hangi alanlarda olacağını kestirebilmek
10-Görüşmelerde, karşı taraf ile kolay ilişki kurabilen, yumuşak ama kararlı bir tavır 
    sergileyebilmek
11- Kültür çeşitliliğine uyabilmek
12- Adaptasyon, disiplinli çalışma ve bütünü görebilme yetkinliğini geliştirmek.

Yazı kategorisi: Genel Kültür | Yorum Yok »

YABAN KAZLARI

Yazan: Latif UNAL

Göç eden yaban kazlarinin havada süzülürken “V” seklinde bir formasyonla uçtuklarini görmüssünüzdür…
Bilim adamlari kazlarin neden bu sekilde uçtuklarini arastirmislar ve su sonuclari cikarmislar:

1-] “V” seklinde uçuldugunda, uçan her kus, kanat çirptiginda arkasindaki kus için, onu kaldiran bir hava akimi yaratiyormus.Böylece “V” seklinde bir formasyonda uçan kaz grubu,birbirlerinin kanat çirpislari sonucu ortaya çikan hava akimini kullanarak uçus menzillerini % 70 oraninda uzatiyorlarmis. Yani tek basina gidebilecekleri maksimum yolu grup halinde neredeyse ikiye katliyorlarmis.
Kissadan Hisse:
Belli bir hedefi olan ve buna ulasmak için bir araya gelen insanlar, hedeflerine daha kolay ve çabuk erisirler.

2-] Bir kaz, “V” grubundan çiktigi anda uçmakta güçlük çekiyor. Çünkü diger kuslarin yarattigi hava akiminin disinda kalmis oluyor. Bunun sonucunda, genellikle gruba geri dönüyor ve yoluna bu sekilde devam ediyor.
Kissadan Hisse:
Bizimle ayni yöne gidenlerle bilgi alisverisini ve isbirligini sürekli kilmakta fayda vardir..

3-] “V” grubunun basinda giden kaz hiç bir hava akimindan yararlanamiyor. Bu yüzden digerlerine oranla daha çabuk yoruluyor. Bu durumda en arkaya geçiyor ve bu defa hemen arkasindaki kaz lider konumuna geçiyor. Bu degisim sürekli yapiliyor; böylece her kaz grubun her noktasinda yer almis oluyor.
Kissadan Hisse:
Yaptiginiz her isi, yeri ve zamani geldiginde baskasina birakmak gerekiyor.

4-] Uçus hizi yavasladiginda gerideki kuslar, daha hizli gitmek üzere öndekileri bagirarak uyariyorlar.
Kissadan Hisse:
Ilerlemek ve yol almak için bazen baskalarinin uyarilarina gereksinim duyariz. Bundan alinmamaliyiz; tam aksine,
böyle uyarilari sevinç ve takdirle karsilamaliyiz.

5-] Gruptaki bir kus hastalanirsa ya da bir avci tarafindan vurulup uçamayacak duruma gelirse; düsen kusa yardim etmek üzere gruptan iki kaz ayriliyor ve korumak üzere hasta / yarali kazin yanina gidiyor. Tekrar uçabilene (ya da eger ölürse, ölümüne kadar) onunla beraber yarali kusu asla terk etmiyorlar. Daha sonra kendilerine baska bir kaz grubu buluyorlar. Hiçbir kaz grubu, kendilerine bu sekilde katilmak isteyen kazlari reddetmiyor…
Kissadan Hisse:
Adam olmak sadece insanlara özgü degil….
 

Yazı kategorisi: Genel Kültür | Yorum Yok »

YONETICILER ICIN CALISMA YONTEMI

Yazan: Latif UNAL

 

1-Soyledinmi?

2-Duydumu?

3-Anladimi?

4-Hak Verdimi?

5-Inandimi?

6-Uyguladimi?

7-Uygulamayi surduruyormu?


A.AYTAC

Yazı kategorisi: Genel Kültür | Yorum Yok »

ISTIFA ETMEYI GEREKTIREN NEDENLER

Yazan: Latif UNAL

Fortune Dergisi, iş yaşamında karşılaşılan zorluklardan yola çıkarak bir işten ayrılma rehberi hazırladı ve ‘hangi işaretleri gördüğünüzde işten ayrılmalısınız?’ sorusuna yanıt aradı.
Ve sonunda ortaya sekiz maddelik bir rehber çıktı… 
 

ŞİRKETLE UYUŞAMIYORSAN

Kişisel değerlerin şirketle uyuşmuyorsa, çalışma arkadaşların dürüst değil ve yasal veya ahlaki değerleri önemsemeden iş yapmaya odaklanıyorsa.
PATRONUNLA BİRBİRİNİZİ SEVMİYORSANIZ

Eğer patronun asla senin fikrini sormuyor, seninle sohbet etmiyor ve bir öğle yemeği yemiyorsa; sen de onun fikirlerini beğenmiyor, davranışlarını onaylamıyorsan.
ÇALIŞMA ARKADAŞLARIN SENİ SEVMİYORSA

Kendini izole edilmiş ve yapılan organizasyonlardan dışlanmış hissediyorsan.  
YETENEKLERİNİ GÖSTEREBİLECEĞİN GÖREVLER VERİLMİYORSA

Eğer tüm iyi işlerin diğerlerine verildiğini, buna karşılık sana çok daha düşük profilli işlerin verildiğini görüyorsan.
Benzer şekilde patronun senin değerlendirmelerine güvenmiyorsa. 
SORUNLU İŞLER HEP SANA KALIYORSA

Herkes sıradan ve rutin işlerini yapıyor, buna karşılık kimsenin istemediği işler sana veriliyorsa.  
TOPLANTILARA DAVET EDİLMİYORSAN

İş arkadaşlarının çağrıldığı toplantılara davet edilmiyorsan maalesef senin düşüncelerine değer verilmiyor demektir.
Bu durumda o şirkette daha fazla kalmanın anlamı yok. 
 

SENİN SEVİYENDEKİ HERKESİN OFİSİ VAR ve SENİN YOKSA

İş yerinde ünvanın ne olursa olsun, çalıştığın alan organizasyondaki gerçek statün hakkında ipucu verir.
Eğer senin ayarındaki insanların pencereli ofisleri var ve sana gerekçesi ne olursa olsun, daha kötü bir yer öneriliyorsa masanı toplamaya başlamanda fayda var. 
 

İŞE GİTMEK KABUS GİBİ GELİYORSA

Eğer işyerine gitmek sana kabus gibi geliyor ve midene ağrılar giriyorsa, ayrılma zamanı gelmiştir.
Hatta sağlığına daha fazla zarar vermeden bunu bir an önce yapmakta fayda var.

 

Yazı kategorisi: Genel Kültür | Yorum Yok »

MUSIKI MAKAMLARI ve ETKILERI

Yazan: Latif UNAL

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erdal Işık,
Tuna Valsi, 5. Senfoni ve Tatlıses’in bazı türkülerinin sara nöbetini tetiklediğinin belirlendiğini, bunun nedeninin tam olarak bilinmediğini bildirdi.
Işte Prof. Işık’ın açıklamaları:
Müzik, türüne göre gevşeme, hatta sakinleştirici etkide bulunabilir.
Müzik, iletişim kurma ve uğraşı tedavisinde, bunama olan kişilerde de kişiyi dış dünyaya bağlayan bir aracı olarak kullanılabilir.
Türk Müziği’ndeki,
Hicaz makamı “alçak gönüllülük” verici,
Rast ve mahur makamı “neşe ve huzur” verici,
Hüseyni makamı “sükunet ve rahatlık” verici,
Saba makamı “cesaret ve kuvvet” verici,
Uşşak makamı “gülme duygusu” verici,
Acemaşiran makamı ise “gevşeme” vericidir.
Müzikle terapi, tedavi girişimleri sınırlı olan psikiyatrik hastalıklarda yardımcı bir tedavi yaklaşımı olarak ele alınabilir.
Ancak bunu tek başına iyileştirici bir yöntem olarak düşünmek doğru olmaz.

Aktifhaber/19 Aralik 06

Yazı kategorisi: Genel Kültür | Yorum Yok »

MİMARİ ve ESTETİK

Yazan: Latif UNAL

Binada yapilacak her kemer bir fonksiyonu eda etmeli ve bir estetik tasimali.
Bizim insaat yapimizda bir tevazu ve mahviyet, dunyanin hicligi, esas guzelliklerin dis gorunuste degilde derinliklerde oldugu anlayisi vardi ve bu mimarimize de yansimisti.
Bu anlayisin disindaki binalarda, ehramlarda, yuksek apartmanlarda bir benlik ve buyukluk duygusu vardir.

M.Fethullah GULEN

Yazı kategorisi: Genel Kültür | Yorum Yok »

MUSİKİ

Yazan: Latif UNAL

Musiki bir yol. bir sanat ve bir ihtiyactir.
Toplumun icinde suruklenip gittigi bu alan da katiyyen ihmal edilmemeli
Ve kendi dusunce cizgimiz icinde ele alinip, duzenlenmelidir.
Bu konuda olcu sudur:
Dinlediginiz bir musiki eseri;
Sizi bagri yanik hale getirip, secdeye zorluyorsa,
Milli ve dini degerlerinize karsi alakanizi kanatlandiriyorsa,
Kendi romantizminizi fisildiyorsa.
Ve mustehcenlige kapi aralamiyorsa guzeldir.
Ve bir yonuyle Kur’an’da  butunuyle muzikaldir.

M.Fethullah GULEN

Yazı kategorisi: Genel Kültür | Yorum Yok »

HAFIZA EKSERSİZLERİ

Yazan: Latif UNAL

Ters El Alıştırması
Sağ elinizi kullanıyorsanız, biraz da sol elinizi çalıştırmaya başlayın. Saçlarınızı sol elinizle tarayın veya çayınızı kaşıkla alışık olduğunuz yönün tersine karıştırın. Kalemi ters elinizle tutun. Biraz üreticiliğinizi kullanın ve daha neleri tersten yapabileceğinizi bulun. Tabii bulduklarınızı da hemen deneyin. Sonuç olarak, rutin alışkanlıklarınızı kırar ve beyninizin kullanmadığınız diğer yarısını da harekete geçirmiş olursunuz.

Çocuk Oyunu Alıştırması

İşe veya alışverişe giderken, tıpkı bir çocuk gibi merak içinde bütün duyularınızı harekete geçirin. Bakın, dokunun, dinleyin, koklayın. Çiçek açan ağacın kokusunu keşfetmeye çalışın. Fırında satılan taze ekmeklerin kokularını algılamaya çalışın. Yürüdüğünüz zeminin özelliklerini hissedin. Caddede duyduğunuz sesleri ayrıştırın. Yanınızdan geçen insanların tek tek konuşmalarını dinleyin. Evinizde gözlerinizi kapatarak bir yerlere ulaşmaya çalışın. Kısacası, duyularınızı alışık olmadığınız tarzda kullanın. Bu şekilde çok ender yaptığınız bağlantıları canlandırır, beyninizin kapasitesini arttırırsınız. Eğer bu yaptıklarınızdan zevk alır ve insan veya olayları detaylı algılamayı sürdürürseniz, hafızanız her zaman canlı kalmaya devam eder. Duyu organlarınızın ne kadar fazlasını kullanırsanız, unutmak istemedikleriniz o kadar sağlam kalır.

Harf Alıştırması
Elinize bir gazete ve bir fosforlu kalem alın. Sırasıyla paragrafları okuyun ve çift yazılmış harflerin üzerini çizin. Örneğin, çift ‘t’ ve ‘m’lerin üzerini işaretleyin. Bir sonraki aşamada, kelime içinde birden fazla geçen harflerin üzerini çizin. Alıştırmayı yaparken, kelimelerin üzerinde fazla düşünmeyin ve hemen işaretleyin. Böylelikle konsantrasyon gücünüzün ne kadar uyarıldığını hemen hissedeceksiniz. Başarılı olma isteğiniz ve aldığınız zevk zihnin canlanmasını arttırır.
 

Polisiye Alıştırması
‘Dün akşam şu saatte ne yaptım, neredeydim, iki saat önce ne yaptım?’ gibi, genellikle polisiye romanlarında veya filmlerinde sorulan soruları kendinize yöneltin. Ve tabii cevaplamayı da unutmayın. Bu alıştırma sonucunda yaptıklarınıza karşı dikkatinizi geliştirebilirsiniz. Ayrıca kısa hafızanızı da harekete geçirmiş olursunuz.

Yürüyüş Alıştırması
Asker yürüyüşü gibi olduğunuz yerde hareket edin. Sol bacağınızı her kaldırdığınızda, önce sağ elinizle, sonra sol elinizle dizinize dokunun. Bu esnada o kadar esnek hareket edin ki, bacağınızı indirirken, kolunuz başınızın üzerine gelecek kadar yükselmeli. Bu hareketleri birkaç kez tekrarlayın. Bunu yaparken sadece kan dolaşımınız hızlanmaz, aynı zamanda koordinasyon yeteneğiniz de artar. Böyle çaprazlama hareketlerle beyninizin her iki tarafını kullanmış olursunuz.

Ressam Alıştırması

Burnunuzun ucunda bir fırça olduğunu hayal edin. Bununla havaya en sevdiğiniz renkte yatay bir sekiz çizin. Bu hareketi gevşek ve dengeli yapın. Kendinizi ‘Leonardo da Vinci’ veya sevdiğiniz bir başka ressamın yerine koyun. Bu çizim hareketleri, yorgun zihninizi hemen canlandırır. Aynı zamanda beyni bloke eden stresi etkili biçimde yok eder.

Ajan Alıştırması

Bu alıştırmayı daha çok sokakta yapacaksınız. Çevrenizde bulunan arabaların plakalarına bakın ve plakadaki harflerden kelimeler, hatta cümleler türetmeye çalışın. Böylece, sadece sıkışık trafiğin eğlenerek çabuk geçmesini sağlamaz, aynı zamanda kelime hazinenizi geliştirir ve beyninizi canlandırırsınız. Bu alıştırma, acil plaka ezberlemeniz gerektiği durumlarda çok işinize yarayabilir.

Resim alıştırması
Bu alıştırmayla alışveriş listelerini çok kolay ezberleyebilir, hafızanızı güçlendirebilirsiniz. Bunun için kalem kağıt alın ve kağıdın üzerine bir tane mum, bir kuğu, üç kollu bir kaktüs, üç yapraklı bir yonca, beş parmaklı bir el, hortumunu yukarı kaldırmış bir fil, sola dalgalanan bir bayrak, saatli bir yumurta, sapının üzerinde duran bir pipo, davul yanında duran bir adam, iki deniz feneri ve bir saat çizin. Her resim bir sayıyı sembolize ediyor. Ardından sembolleri sayılara göre ezberleyin. Örneğin, mum biri, kuğu ikiyi, kaktüs üçü ifade ediyor. Bu sıralamaya hakim olduğunuzda, sembollere aklınızda tutmanız gereken bir listeyi koyabilirsiniz. Eğer bu bir alışveriş listesiyse, mumun süt şişesinin üzerinde durduğunu, kuğunun boynunda portakal filesinin asılı olduğunu hayal edebilirsiniz. Bu alıştırmayla, zihninizde listeler oluşturmayı daha kolay başarırsınız.

Otobiyografi Alıştırması
Düşünün ki hayat hikayenizi tekrar yazmanız gerekiyor. Burada, işe gittiğiniz ilkokuldan başlayabilirsiniz. Bunun için en yakın arkadaşınızın kim, tipinin nasıl olduğunu hatırlamanız gerekiyor. Tabii sınıfınızın düzenini, görüntüsünü de. Ayrıca sınıfınızın penceresinden neler göründüğünüzü de hayalinizde canlandırmaya çalışın. Bu alıştırmayla, kişilerle ilgili hafızanızı harekete geçirirsiniz.

Hipnoz Alıştırması

Özellikle stresli anlarınızda veya kaygıya kapıldığınızda olumlu kelimelerden destek almaya bakın. Bunlarla olumsuz düşüncelerinizi yok eder, hedeflerinize daha kolay ulaşmanızı sağlarsınız. Eğer önemli bir görüşmeden önce, hafızanızın sizi yarı yolda bırakacağından korkuyorsanız, her gün gözlerinizi kapatarak kendi kendinize tekrarlayacağınız bir cümle
belirleyin. Örneğin, ‘Benim için gerekli olan her şeyi biliyorum ve çok sakinim’ cümlesini tekrarlayabilirsiniz.
Bu alıştırmada önemli olan, bunu her gün uygulamanız.

Yazı kategorisi: Genel Kültür | Yorum Yok »

RENKLER ve ETKİLERİ

Yazan: Latif UNAL

Uzmanlara göre, renkler sadece insan psikolojisini değil fizyolojisini de etkiliyor.
Iste renklerin, psikolojik ve fizyolojik etkileri:
Sarı: Psikolojik olarak olumluluk ve canlılık özellikleri var, Fizyolojik olarak sinirsel bozukluklara iyi geliyor.
Kırmızı: Psikolojik olarak uyanık ve tetikte olmayı teşvik ediyor, Fizyolojik olarak kan basıncını artırıyor ve adrenalin salgılıyor.
Mor: Psikolojik olarak İç bilinci teşvik ediyor, Fizyolojik olarak uykusuzluğa iyi geliyor.
Turuncu: Psikolojik olarak neşeyi teşvik ediyor, Fizyolojik olarak sindirim sistemi ve metabolizmaya destek oluyor.
Yeşil: Uyumlu ve dengeleyici psikolojik özelliklere sahip, Fizyolojik olarak kalp ve göğüs sorunlarını hafifletiyor.
Turkuaz: Canlandırıcı ve serinletici psikolojik özellikleri bulunmakta, Fizyolojik olarak ağrı kesici özelliği var.
Mavi: İnsan psikolojisi üzerinde barışçıl ve sakinleştici etki gösteriyor, Fiziksel olarak kan basıncını düşürüyor, boğaz sorunlarını çözüyor.
Magenta: Psikolojik olarak sevgi ve şefkat dolu bir renktir, Fiziksel olarak migren ve baş ağrılarını hafifletici etkisi bulunmaktadır.

Yazı kategorisi: Genel Kültür | 2 Yorum »